Progestagene dayalı bütün sistemlerin özelliği :
Progesteron/progestagen tedavileri sirkulasyonda subluteal progesteron konsantrasyonuna neden olduğu için var olan follikül dalgasının sonlandırılıp yeni bir follikülün indüklenmesi önemlidir. Bu konsantrasyon negatif başa tepki oluşturup preovulatorik LH piki, ovulasyon ve kızgınlığı engellemeye yeterlidir. Bununla beraber LH salınımı tamamen bloke olmaz ve az miktarda pulsatil salınım söz konusudur, bu da tedavinin başlangıcında ovaryumda dominant follikül varsa follikülün varlığını sürdürmesine yardımcı olur. Dominant ovulatör follikülün süresi 4 günü aşarsa (kalıcı dominant follikül) fertilitenin düşeceği bilinmektedir. Bu düşüş oosist yetersizliğine ve embriyonik ölümlerin artmasına bağlanmaktadır (Diskin ve ark., 2002)
Şekil 8: Pre-ovulatorik dominant follikül ve tahmini gebelik oranı (Diskin ve ark., 2002).

Follikül dalgası sırasında veya öncesinde progesteronla beraber uygulanan ekzojen östradiol, DF oluşumunu baskılar veya çapını azaltır. Bu durum FSH ve belki de LH salınımının baskılanması sonucu oluşur.
Dominant follikül belli olduğunda uygulanan tedavi diğer follikül dalgasının oluşum zamanını etkilemeksizin DF çapının azalmasına yol açmaktadır. An-ovulatorik anöstrusta olduğu belirlenen ineklere 6-8 gün süreyle düşük dozda progestagen uygulanması, fonksiyonel CL bulunmaksızın östrusta olması gereken ineklerde nadiren de olsa kalıcı dominant follikül oluşumuna yol açabilir (McDougal ve ark., 2004)..