Daha düşük dozlarda gonadorelinin (25 mcg ve 100 mcg) luteal faz dominant follikülünü ovule etmede sadece kısmen etkili olduğu (100 mcg) veya etkisiz kaldığı (25 mcg) gösterilmiştir (Mihm et al. 1998).
Ovulasyonun senkronize edilmiş insidensi, Cartmill ve ark.(2001)’nın bildirdiği gibi, Ovsynch protokolündeki 100 mcg gonadorelin dozu kullanıldığında, siklustaki ineklerde sadece %68’di. Bununla birlikte, Vasconcelos ve ark. (1999) ile Fricke ve ark. (1998) düşük ve standart dozda gonadorelin kullandıkları zamanlardaki ovulasyon indüksiyon oranlarına ilişkin karşılaştırmalı sonuçlar bildirmişlerdir. Ayrıca, bazı yeni çalışmalar, daha düşük dozda gonadorelin ile indüklenen ovulasyonların çoğunun normal CL formasyonu ile sonuçlanmayabileceğini göstermiştir. Bunun, tedavi edilen ineklerde takip eden gebeliğin devamı ve gebelik oranları üzerine belirgin şekilde olumsuz etkisi olacaktır.
Cordoba ve Fricke (2002) ile Shephard (2002), 50 mcg veya 100 mcg gonadorelin dozunun kullanıldığı Ovsynch protokolü uygulanan ineklerde görülen kısa sikluslarda bir insidens artışı bildirmişlerdir. Bu, kısalmış luteal evre ve gebe kalmama durumunun bir göstergesidir. Bu kısa sikluslar siklustaki ve anöstrustaki ineklerde görüldü. Bu, anormal CL oluşumunun büyük ihtimalle hem follikül atrezisi, ovulasyon üzerine kısıtlı etkisi bulunan daha düşük doz GnRH enjeksiyonu ile hem de CL gelişimi ile ilişkili olduğunu göstermektedir